KİMLİK BUNALIMI VE KİMLİK KARGAŞASI

çocuk psikiyatrisi , çocuk psikiyatri uzmanı
çocuk psikiyatrisi , çocuk psikiyatri uzmanı

KİMLİK BUNALIMI VE KİMLİK KARGAŞASI

Ergenlik döneminde ortaya çıkan çalkantılı duruma kimlik bunalımı, bu çağın belirsizliğinin, çalkantısının, bocalamasının devam etmesi, toplumla ciddi uyumsuzluğun ortaya çıkması ve bir kimlik oluşturulamamasına  ise  kimlik karmaşası denmektedir.

Benliğin oluşumu, bir çok deneme ve yanılmadan, bir çok engeller aşıldıktan sonra gerçekleşir. Kimi gençte ergenlik dönemi belli belirsiz geçer. Kimi ergenlerin hareketleri değişir, çelişkili davranışlar gösterir, ne yapacağını tam bilmeden bir bocalama dönemi geçirirler. Bu çağın sonunda durulurlar; ve kendine özgü bir kimlikleri gelişir.Bu  bocalama dönemine  kimlik bunalımı denmektedir.Bu durum kimlik kargaşasından farklıdır, bir hastalık değildir.

 

Ergenlik döneminde  benlik güçsüzleşir.Bir yandan alt benliğin, bir yanda da dış çevrenin baskısı altında kalır.  İçten gelen  bilinç dışı dürtüler  benliği zorlar.Benliğin oluşumu, bir çok deneme ve yanılmadan, bir çok engeller aşıldıktan sonra gerçekleşir. Çocuk öncelikle anne baba ile özdeşimler kurarak kimlik geliştirir.Ergenlikte başka özdeşimler kurulur.Daha sonra hepsi birlikte değerlendirilir, bir süzgeçten geçirilir, bir bölümü yadsınır, bir bölümü benimsenir ve yeni özdeşimler kurulur.Bu dönemde ortaya çıkan çalkantılı duruma kimlik bunalımı denmektedir. Bu çağ kimlik duygusunun da  geliştiği dönemdir. Kimlik duygusu açık denizde giden bir gemiye yol gösteren pusula gibidir. Erikson’ a göre insan belli değerleri ve gelenekleri olan bir kültür içinde yaşar, hem de bu kültürü kendi içinde yaşatır.Bu belli bir yere bağlanma ve belli bir yere ait olma duygusudur.

Kimlik duygusu oluşunca kişi kendisini hem özerk bir kişi olarak görür, hem de değer verdiği çevresinde benimsediği ve onaylandığını duyar.

Erikson gençlik çağının bocalamasını bir hastalık olarak değil olağan bir bunalım olarak niteler.Bu kendi kimliğini arayış bunalımıdır.

Bir görüşe göre de gençlik çağında tüm gelişme dönemleri yeni baştan yaşanır. Genç edindiği olumlu olumsuz nitelikleri yeniden sergileyerek harmanlar.Bunu yapamayan genç ana baba özdeşimi ile yetinir, gelişmesi durur.Kişiliğin kemikleşmesi söz konusu olur.

Anna  Freud a göre bu çağın uyumsuzluğu bir sağlık belirtisi sayılmalıdır.Çok uyumlu görünen gençlere olgun kişiler değil, kimlik arayışından korkan, bunu göze alamayan kişiler olarak bakmak gerekir.Bu gençler  uyumsuzluklarını geleceğe saklarlar.

Ergenlik dönemindeki genç kendisini kanıtlamaya çalışır, büyüklere kafa tutar, onları beğenmez ve geri kafalı olmakla suçlar, arkadaşları ile sigara alkol gibi maddeleri dener,  onların  giyimlerine  davranışlarına özenir, eve geç gelir, bana karışamazsınız der, özgür olmak ister, aynı zamanda da  işlerini anne babasına yaptırmak ister,  dağınık ve düzensiz  olabilir, karşı cinse olan ilgisi  artar, derslerini aksatabilir, dalgın ve düşünceli olabilir, hızlı fiziksel gelişme nedeni ile sakarlıklar gösterebilir. Uygun bir aile ortamı ve çevrede bu dengesizlikler  yavaş yavaş söner ve genç durulur.

Kimi gençte kimlik bunalımı ağır geçer ve çok uzar.Gençlik çağının çalkantısını, belirsizliğini ve bocalamasını atlatamaz.Ne istediklerini  bilmezler, karar veremez, seçim yapamazlar. Bu  gençlerin yaşadıkları durum  kimlik karmaşasıdır

Erikson kimlik kargaşasını şöyle tanımlar.

İnsanlara yaklaşma ve sıkı ilişkiler kurmada başarısızlık gösterir, bunun sonucunda yalnızlık çekerler.Uygun olmayan rastgele kişilerle arkadaşlık kurarlar Çalışmama kendini bir işe verememe belirgindir.Yarışmadan kaçar ve yeteneklerine uymayan işlerde  kendini tüketir. Ailenin ve toplumun onaylamadığı rollere girer, ters yada olumsuz kimliğe bürünür,zaman kavramları belirsizdir; zamanın bir değişme getireceğine inançları yoktur.

Bu gençler kimlik kargaşasından kurtulmak için değişik yollara başvururlar.Dış ülkelere göçerler, uyruk değiştirirler,   bir meslek seçemezler; bu nedenle sık sık iş ve meslek değiştirirler, bir amaçları yoktur, ne yapacaklarını bilemezler; bu nedenle günü birlik yaşarlar, bir çok maceraya atılırlar.Bu şekilde  kendilerine bir kimlik bulmaya  çalışırlar.

Bir çıkış yolu bulamayan gençler  negatif kimlik geliştirirler.Sınıfını, uyruğunu, dinini, ülkesini, yetiştiği toplumun tüm değer yargılarını yadsıyabilir.( uyuşturucu, alkol kullanımı, hippi grupları vs.).

Kimi gençte topluma sırt çevirmek yerine topluma meydan okur.Şiddet eylemcilerinin bir  kısmı kimlik kargaşası yaşayan gençlerdir.  Bu gençler  bir işe yaradıklarını, bir yere ait olduklarını hissetmek, görünüşte  önemli bir iş yapıyor bir idealleri var gibi davranmaya çalışırlar.Onların bu durumlarını fark eden kimi  kimseler onları yanlarına alıp  onure eder, bir  aidiyet duygusu kazandırır ve kendilerini önemli hissetmelerini sağlayarak  kendi amaçları için kullanırlar.

 

Kimlik bunalımı hemen her gencin az çok yaşadığı  bir durumdur.Zaman zaman yardıma, rehberliğe ihtiyaç olsa da  bir hastalık değildir.Gencin uygun özdeşimler kurup, toplumla uyum sağlayabilecek bir kimlik oluşturması ile  geçmektedir.Kimlik karmaşası ise gencin kimlik oluşturamadığı ve toplumla ciddi çatışmalar içine girdiği bir hastalık durumudur.Bu nedenle de ciddi bir tedaviye ihtiyaç gösterir. Gencin kimlik  bunalımını  sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi ve kimlik kargaşasına sürüklenmemesi için uygun bir aile ve çevre ortamının bulunması gerekir. Ergenlik öncesinde ve ergenlik döneminde iyi örnek olarak alabileceği ve uygun özdeşimler kuracağı anne, baba, yakınları, öğretmenleri ve başkaları olmalıdır.Ona anlayışla yaklaşabilecek sıkıntılarını dinleyebilecek, onu anlayabilecek, ona yol gösterebilecek öğretmen, anne baba ve diğer büyüklerin olması, ergenin kimlik bunalımını daha hafif ve daha kısa sürede atlatmasını ve kimlik kargaşası içine girmesini önlemek için  çok önemlidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ergenlik döneminde ortaya çıkan çalkantılı duruma kimlik bunalımı, bu çağın belirsizliğinin, çalkantısının, bocalamasının devam etmesi, toplumla ciddi uyumsuzluğun ortaya çıkması ve bir kimlik oluşturulamamasına  ise  kimlik karmaşası denmektedir.

Benliğin oluşumu, bir çok deneme ve yanılmadan, bir çok engeller aşıldıktan sonra gerçekleşir. Kimi gençte ergenlik dönemi belli belirsiz geçer. Kimi ergenlerin hareketleri değişir, çelişkili davranışlar gösterir, ne yapacağını tam bilmeden bir bocalama dönemi geçirirler. Bu çağın sonunda durulurlar; ve kendine özgü bir kimlikleri gelişir.Bu  bocalama dönemine  kimlik bunalımı denmektedir.Bu durum kimlik kargaşasından farklıdır, bir hastalık değildir.

 

Ergenlik döneminde  benlik güçsüzleşir.Bir yandan alt benliğin, bir yanda da dış çevrenin baskısı altında kalır.  İçten gelen  bilinç dışı dürtüler  benliği zorlar.Benliğin oluşumu, bir çok deneme ve yanılmadan, bir çok engeller aşıldıktan sonra gerçekleşir. Çocuk öncelikle anne baba ile özdeşimler kurarak kimlik geliştirir.Ergenlikte başka özdeşimler kurulur.Daha sonra hepsi birlikte değerlendirilir, bir süzgeçten geçirilir, bir bölümü yadsınır, bir bölümü benimsenir ve yeni özdeşimler kurulur.Bu dönemde ortaya çıkan çalkantılı duruma kimlik bunalımı denmektedir. Bu çağ kimlik duygusunun da  geliştiği dönemdir. Kimlik duygusu açık denizde giden bir gemiye yol gösteren pusula gibidir. Erikson’ a göre insan belli değerleri ve gelenekleri olan bir kültür içinde yaşar, hem de bu kültürü kendi içinde yaşatır.Bu belli bir yere bağlanma ve belli bir yere ait olma duygusudur.

Kimlik duygusu oluşunca kişi kendisini hem özerk bir kişi olarak görür, hem de değer verdiği çevresinde benimsediği ve onaylandığını duyar.

Erikson gençlik çağının bocalamasını bir hastalık olarak değil olağan bir bunalım olarak niteler.Bu kendi kimliğini arayış bunalımıdır.

Bir görüşe göre de gençlik çağında tüm gelişme dönemleri yeni baştan yaşanır. Genç edindiği olumlu olumsuz nitelikleri yeniden sergileyerek harmanlar.Bunu yapamayan genç ana baba özdeşimi ile yetinir, gelişmesi durur.Kişiliğin kemikleşmesi söz konusu olur.

Anna  Freud a göre bu çağın uyumsuzluğu bir sağlık belirtisi sayılmalıdır.Çok uyumlu görünen gençlere olgun kişiler değil, kimlik arayışından korkan, bunu göze alamayan kişiler olarak bakmak gerekir.Bu gençler  uyumsuzluklarını geleceğe saklarlar.

Ergenlik dönemindeki genç kendisini kanıtlamaya çalışır, büyüklere kafa tutar, onları beğenmez ve geri kafalı olmakla suçlar, arkadaşları ile sigara alkol gibi maddeleri dener,  onların  giyimlerine  davranışlarına özenir, eve geç gelir, bana karışamazsınız der, özgür olmak ister, aynı zamanda da  işlerini anne babasına yaptırmak ister,  dağınık ve düzensiz  olabilir, karşı cinse olan ilgisi  artar, derslerini aksatabilir, dalgın ve düşünceli olabilir, hızlı fiziksel gelişme nedeni ile sakarlıklar gösterebilir. Uygun bir aile ortamı ve çevrede bu dengesizlikler  yavaş yavaş söner ve genç durulur.

Kimi gençte kimlik bunalımı ağır geçer ve çok uzar.Gençlik çağının çalkantısını, belirsizliğini ve bocalamasını atlatamaz.Ne istediklerini  bilmezler, karar veremez, seçim yapamazlar. Bu  gençlerin yaşadıkları durum  kimlik karmaşasıdır

Erikson kimlik kargaşasını şöyle tanımlar.

İnsanlara yaklaşma ve sıkı ilişkiler kurmada başarısızlık gösterir, bunun sonucunda yalnızlık çekerler.Uygun olmayan rastgele kişilerle arkadaşlık kurarlar Çalışmama kendini bir işe verememe belirgindir.Yarışmadan kaçar ve yeteneklerine uymayan işlerde  kendini tüketir. Ailenin ve toplumun onaylamadığı rollere girer, ters yada olumsuz kimliğe bürünür,zaman kavramları belirsizdir; zamanın bir değişme getireceğine inançları yoktur.

Bu gençler kimlik kargaşasından kurtulmak için değişik yollara başvururlar.Dış ülkelere göçerler, uyruk değiştirirler,   bir meslek seçemezler; bu nedenle sık sık iş ve meslek değiştirirler, bir amaçları yoktur, ne yapacaklarını bilemezler; bu nedenle günü birlik yaşarlar, bir çok maceraya atılırlar.Bu şekilde  kendilerine bir kimlik bulmaya  çalışırlar.

Bir çıkış yolu bulamayan gençler  negatif kimlik geliştirirler.Sınıfını, uyruğunu, dinini, ülkesini, yetiştiği toplumun tüm değer yargılarını yadsıyabilir.( uyuşturucu, alkol kullanımı, hippi grupları vs.).

Kimi gençte topluma sırt çevirmek yerine topluma meydan okur.Şiddet eylemcilerinin bir  kısmı kimlik kargaşası yaşayan gençlerdir.  Bu gençler  bir işe yaradıklarını, bir yere ait olduklarını hissetmek, görünüşte  önemli bir iş yapıyor bir idealleri var gibi davranmaya çalışırlar.Onların bu durumlarını fark eden kimi  kimseler onları yanlarına alıp  onure eder, bir  aidiyet duygusu kazandırır ve kendilerini önemli hissetmelerini sağlayarak  kendi amaçları için kullanırlar.

 

Kimlik bunalımı hemen her gencin az çok yaşadığı  bir durumdur.Zaman zaman yardıma, rehberliğe ihtiyaç olsa da  bir hastalık değildir.Gencin uygun özdeşimler kurup, toplumla uyum sağlayabilecek bir kimlik oluşturması ile  geçmektedir.Kimlik karmaşası ise gencin kimlik oluşturamadığı ve toplumla ciddi çatışmalar içine girdiği bir hastalık durumudur.Bu nedenle de ciddi bir tedaviye ihtiyaç gösterir. Gencin kimlik  bunalımını  sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi ve kimlik kargaşasına sürüklenmemesi için uygun bir aile ve çevre ortamının bulunması gerekir. Ergenlik öncesinde ve ergenlik döneminde iyi örnek olarak alabileceği ve uygun özdeşimler kuracağı anne, baba, yakınları, öğretmenleri ve başkaları olmalıdır.Ona anlayışla yaklaşabilecek sıkıntılarını dinleyebilecek, onu anlayabilecek, ona yol gösterebilecek öğretmen, anne baba ve diğer büyüklerin olması, ergenin kimlik bunalımını daha hafif ve daha kısa sürede atlatmasını ve kimlik kargaşası içine girmesini önlemek için  çok önemlidir.

 

 

 

Doç. Dr. Mazlum Çöpür

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı

 

 

 

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.