Çocukluk Otizmi

çocuk psikiyatrisi , çocuk psikiyatri uzmanı
çocuk psikiyatrisi , çocuk psikiyatri uzmanı

Üç yaşından önce ortaya çıkan, gelişme yetersizliği veya anormalliği ile belirli ve çoğunlukla yaşam boyu süren yaygın gelişimsel bir bozukluktur.

Sosyal ilişkilerde bozukluk, iletişim kurmada bozukluk ve yineleyen kısıtlı hareketler ve ilgi alanları ile karekterize bir bozukluktur.Bu çocuklar da, genellikle normal bir gelişme dönemi yoktur. Bazı çocuklarda ilk üç yaşa kadar normale yakın bir gelişme dönemi olabilir. Bu çocuklarda sosyal ilişkilerde bozukluk olduğundan iletilen mesajları alıp ona göre davranamazlar. Çevrelerinde kişi ve durumları umursamadan, kendi dünyalarında yaşarlar. Çevrelerindeki insanlara aldırmadan yalnız oynarlar,genellikle göz kontağı kurmazlar, duygusal alışverişte bulunamazlar, kendi duygularını gösteremezler, başka insanların duygularını anlayıp ona göre tepki veremezler. Bazılarındadil becerileriçok az vardır, bazılarındadil becerileri iyi olmasına rağmen bunu çoğunlukla doğru olarak kullanamazlar. Ortama ve duruma, karşılıklı konuşmanın akışına göre değil , rastgele , anlamsız bazı şeyleri monoton bir şekilde söyleyebilirler. Ses tonlarını ve vurgulamaları ayarlayamazlar. Konuşmaya anlam katacak jest veya mimikleri yoktur. Konuşmaları genellikle çok geridir. İlk kelimelerini 4-5 yaş civarında söylerler. Bazı çocuklar yaşıtları ile aynı dönmde konuşmaya başlasalarda bildikleri kelimeleri söylemezler .Bazılarının konuşması gelişmiştir; ancak konuşmazlar.Çok zorda kaldıkları zaman bir iki kelime söylerler, veya monotonca bazı kelimeleri anlamsızca tekrarlarlar. Bazende başkalarının kelimelerini papağan gibi tekrarlarlar. Grameri bozuk olarak konuşurlar, ben yerine sen diyabilirler.

Amaçsızca,bazı davranışları tekrarlayıp dururlar.Bazı nesnelerle sürekli anlamsızca uğraşırlar ve bu konuda esneklik göstermezler. Hep aynı elbiseyi giyme ve hep aynı yemekleri yeme, hep aynı yoldan yürüme, eşyaların hep aynı yerde durmasını isteme gibi inatçı alışkanlıklar geliştirebilirler. Bazıları dönen nesneleri izlemeyi veya rabaları sırayla dizip onlara bakmaktan, dönen tekerlere bakmaktan çok hoşlanırlar. Bazı tarihler, logolar, markalar, yer isimleri, resimler, yazılar vb. şeyleri

amaçsızcaezberler vezamanlarını bunlarla geçirebilirler. Bazıları etrafta dağınık bir şey istemediklerinden gördükleri her şeyi kapalı bir yere doldururlar, bazıları açık bir kapı, çekmece gördüklerinde mutlaka kapatırlar. Bir çoğu otomobille, otobüs ve tarmvayla dolaşmayı çok severler. Birçokları belli müziklleri dinlemeyi,reklamları izlemeyi severler. Seslenince bakmadıkları veya gelmedikleri halde reklam sesini duyunca koşup gelirler. Kapı zili çalınca koşup açabilirler. Bazıları elektronik cihazlarla oynamayı çok severler. Cep telefonu veya bilgisayarda yaşlarına göre karışık olan işlemleri yapabilirler.Bazıları kendiliklerinden okumayı, sayı saymayı erken yaşlarda öğrenebilirler. Bazı alanlarda çok iyi yetenekleri olabilir.

Otistik çocuklarda korkular, uyku ve beslenme sorunları, öfke nöbetleri, saldırganlık,özellikle ağır zeka sorunu olanlarda kendini yaralama sık görülür. Yaşları büyüdükçe davranışların şekli değişebilir. Ancak sosyalleşme , iletişim ve ilgi alanlarındaki sorunlar devam eder.

Otistik çocuklarınyüzde yetmiş beşinde zeka geriliği vardır.

Çoğunun kaba veya ince motor becerilerinde veya her ikisinde gerilik vardır.

Erkeklerde kızlara göre 3-4 kat daha fazladır. Görülme sıklığı % 0, 2- 0,5 arasındadır. Bütün otistik bozukluklarda dahil edilirse bu oran % 0,5- 1 civarındadır.

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte birçok etkene bağlı olduğu sanılmaktadır. Bilinmeyen bazı genetik etkenler, genetik nedenli olarak oluşan bazı nörolojik hastalıklar (Fragil X Sendromu, Tuberoz Skleroz, Nörofibromatozis), metabolik bir hastalık olan Fenilketonuri, doğuştan kızamıkçık ve beyindeki diğer enfeksiyonlar,hamilelikte oluşan sorunlar,biyokimyasal sorunlar, anne çocuk arasındaki doku uyuşmazlıkları, çevresel etkenler, neden olabilecek etkenler arasında sayılmaktadır.

Çocukluk psikozları, sağırlık, zeka gerilikleri, seçici konuşmama, dil sorunları, uyaran eksikliğine bağlı sorunlarlaayırt edilmesi gerekir.

TEDAVİ: Erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Aile eğitimi, çocuğa yönelik yoğun ve uzun bir eğitim yapılması gerekmektedir.Ayrıca davranış değiştirme eğitimi, ek organik ve ruhsal bozuklukların tedavisi ve ortaya çıkan bazı belirtileri gidermeye yönelik tedavi yapılır.

Kazeinsiz, glutensiz diyet ve çeşitli vitaminleri, amino esitleri, çeşitli vitaminleri, bağrsak florasını düzenleyen probiyotikleri verme, ağır metallerin vucutta atılmasına yardımcı olan maddeleri verme şeklinde tedavilerin faydalı olduğu şeklinde bazı yayınlar bulunmaktadır; ancak bu tedavilerin faydalı olduğu ispatlanmış değildir. Ayrıca bu tedavileri uygulamak oldukça zor, pahalı, uzun süreli ve sonuç verme ihtimali belli olmayan tedavilerdir. Ülkemizdede bazı kimseler bu yöntemle otistik çocukları tedavi ettiklerini ileri sürerek ailelere büyük ümitler vermekte ve aileleri çok ciddi masraflara sokmaktadırlar. Bu nedenle ailelerin böyle bir diyet uygulamasına başlamadan önce iyi düşünmeleri gerekir. Yaşla birlikte bazı otistik çocuklarda kendiliğindede bazı iyileşmeler olabildiğinden bu tedavi uygulayanlar ve aileler bunu uygulanan diyet uygulamasına bağlayabilmektedirler.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.